18 Haziran 2015 Perşembe

SERPİYORSUNDUR GÜN IŞIĞINI SAKSILARA



Şimdi gün batımlarında sen 
Yağmur yüklü bulutlarla
İmbatlarca esen
İzmir’in batı kapılarından
Kol kol olup yarına
Yürümüşsündür Konak üzerinden.
*
Şimdi orada sen
Küçük bir dağ eteğinden
Agamennon ılıcalarından
Bir sevgi imbatı gibi esen
Limon çiçeği bakışlarını
Bir yağmur sesiyle uzatıp pencerenden
Çağıyorsundur binlerce İyonyalıyı
Yüzlerce yıl öncesinden.
*
Belki küçük bir ormanın kuytusunda
Uyuyorsundur bir “grek” alfabesinde
Seni herşey yapan
Bir milletli efsaneyi
Dinliyorsundur ihtiyar ninenin
Şarkılı sesinden.
*
Belki küçük bir dağ eteğinde
Eros’un akıl almaz okunu
İmbat rüzgarlarının kirişinden
Gerip atıyorsundur yağmur yüklü bulutlara
Sonra avuçlayıp nar çiçeği suları
Serpiyorsundur gün ışığını
Saksılara.
*
Oysa gündoğusunda
Milyonlarca ışık yılını yaşamış
Yaşlı bir dağın eteğindeki bulut
Bırakamıyor yağmurlarını yarına
Yalnızlık şarkısında gecenin
Eğilip küçük bir su göletinden
Yıldızları alıyor avuçlarına.


T. Ayhan ÇIKIN