ÇAĞIRIR SEVİŞMEĞE
ya da
FETHİYE’DE BİR AKŞAM
Gün sildi izlerini dallardan
sisli kanatlarını serdi gece
körfeze
bitmeyen yolculukları başlar
yunusların
yüzyılları kuşatan
amintasların aynasında
likyalı taş ustası aftol’un
keskisinden
ince bir ışık süzülür
geleceğe
seslenir sevişmeğe.
Gün sildi izlerini dağlardan
denizin en uzak yerlerine
ışıktan tellerini germiş
güneş
mendos’un ayak basmamış
mağaralarında
torbalarında çabuk tükenen
/azıklarıyla çobanlar/
gizli bir iple uzanır sabaha
ışıldar sevişmeğe.
Uzun bir çiçektir mart
göğünde güneş
bir uyanış türküsüyle çırpar
/deniz kanatlarını martılar/
emer arılar çiçekleri
/yeniden peteklenmiş
kovanlarında/
türkülenir geceyle yaylalar
yeşeren yapraklarında oynaşır
/oğlaklar çalıların/
koşar sevişmeğe.
Gün sildi izlerini dallardan
seki yaylasında ormanlar
ışıktan saçlarını tarar
denizin aynasında
çağları aşan bir türküdür
likyalı mezarlar
çırpar çam pürçüklü saçlarını
yörük kızları
çağırır sevişmeğe.
T. Ayhan ÇIKIN
/1971/

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder