13 Haziran 2014 Cuma




ÇAĞIRIR SEVİŞMEĞE

ya da

FETHİYE’DE BİR AKŞAM




Gün sildi izlerini dallardan
sisli kanatlarını serdi gece körfeze
bitmeyen yolculukları başlar yunusların
yüzyılları kuşatan amintasların aynasında
likyalı taş ustası aftol’un keskisinden
ince bir ışık süzülür geleceğe
seslenir sevişmeğe.


Gün sildi izlerini dağlardan
denizin en uzak yerlerine
ışıktan tellerini germiş güneş
mendos’un ayak basmamış mağaralarında
torbalarında çabuk tükenen
/azıklarıyla çobanlar/
gizli bir iple uzanır sabaha
ışıldar sevişmeğe.



Uzun bir çiçektir mart göğünde güneş
bir uyanış türküsüyle çırpar
/deniz kanatlarını martılar/
emer arılar çiçekleri
/yeniden peteklenmiş kovanlarında/
türkülenir geceyle yaylalar
yeşeren yapraklarında oynaşır
/oğlaklar çalıların/
koşar sevişmeğe.


Gün sildi izlerini dallardan
seki yaylasında ormanlar
ışıktan saçlarını tarar denizin aynasında
çağları aşan bir türküdür likyalı mezarlar
çırpar çam pürçüklü saçlarını yörük kızları
çağırır sevişmeğe.

T. Ayhan ÇIKIN


/1971/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder