“Asmalı bu oğlağı asmalı
Kınalı kekliğini uçurdu avcıların”
T. Ayhan ÇIKIN, yozmamış bir Anadolu çocuğu, gerçek bir bilim adamı
ve has bir şair. Bu “ÇIKIN”dan
trilyonlar çıkacak değil a, çıksa çıksa yufka, çökelek ve böylesi şiirler çıkar. İlk şiirlerini Ege
Ekspres Gazetesinde ben yayınlamıştım[1].
Kimi dostlar, kitaplarını önsöz
yazmamı, dahası kitaba ad koymamı isterler. Sevinerek, övünerek yaparım. T. Ayhan’da elinizdeki kitabın özgününü
elime verdi. Adını da “Bir Üniversite
Anadolu” demişti. Ben kitabın içerdiği çiçeklerden birini sökmeden,
koparmadan ad olarak sundum Ayhan’a : “Zaman
Çiçeği”.
Kitap T. Ayhan ÇIKIN’ın 35 yıllık şiir serüvenini retrospektif olarak
sunuyor bize. Anadolu toprağında, T. Ayhan’ın, usta elleriyle dikip
suladığı çiçekler. Kimi kır dikeni, çakır diken, kimi ekşin (kültür) çiçeği.
“Zaman Çiçeği”, T. Ayhan’ın şiire tam ve kesin dönüş
yaptığını muştuluyor bize:
“Aha şurada
şuramda
……………
duruyor gün yirmidört saat
demir kelepçelerle
kuşatılmış sevinçlerim.”
Beni yazıyor Ayhan, seni yazıyor, bizi yazıyor. Muğla’yı yazıyor, Ege’yi, Türkiye’yi yazıyor.
Karasabanla sürerek toprağımızı. Yorulmadan, yılmadan. Irgatlığı gülüşle
karşılayarak. Destekten çok köstekle karşılaşarak.
Varettiklerinde sıvazlama eksik
belki. Belgi dolgu dizeleri ve noktalama imleri fazla. Şiir, kompozisyon ödevi
değil çünkü. Yürümekle dans etmek
arasındaki kadar fark var düz yazı ile şiir arasında.
Zaman usta ayıklayacak ÇIKIN’dan
çıkanların fazlalıklarını.
Şiir yolun açık olsun Ayhan
kardeş.
Şadan GÖKOVALI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder