31 Mayıs 2013 Cuma

HER ŞAİR BİRAZ YALNIZDIR


                                                                       Talat  KIRCAN[1]

     Yaşama zenginliği romancının, öykücünün ve benzerlerinin sanatını besler elbette. Çünkü düzyazı yazanlar yalnızca anılarıyla yaşayamaz, yazamaz. Bir gün anılar da bitince yazacak bir şey bulamaz çünkü. Ama şairler öyle değildir. Onun şiirini yalnızlık besler, büyütür. Kalabalıklar içinde bile her şair biraz yalnızdır, biraz kendine suçludur. Öyle olmasaydı içimizdeki kalabalığın ölümüne biz hiç ses çıkarmazken, onlar nasıl dile getirebilirlerdi.
     T.Ayhan  ÇIKIN, hem yaşama zenginliği olan, hem de yalnızlığı içinde taşıyan bir şair. Kırk yıllık birikiminin ürünlerini Zaman Çiçeği adı altında kitaplaştırmış.  ÇIKIN, köylülüğü, küçükkentliliği ve kentliliği yaşamış bir aydın. Hiçbirinden kopmamış, hepsini özümsemiş ve hepsinden ders çıkaracak bir şeyler bulmuş. Yaşadığı coğrafyanın şiirinin yazmış. Yaşadığı coğrafyadaki herkesin şiirinde kendinden bir şeyler bulmasını sağlamış böylece. Sanatçı toplumcu ise, böyle olması doğal zaten.

   D e ğ i ş m e y e n  ö z: İnsan sevgisi

     Şiirinin başlıca konularını çevre, toplum, barış, vefa, oluşturmakla birlikte, bütün bunların merkezine  insan sevgisini oturtmuş, savaşsız, barış içinde yaşayan insanların sevgisini. Geleceğe olan umudunu hiç yitirmemiş. Sevdasının yasını  tutarken bile, sevinçleri unutmamış. İncecik bir kuşun kanadında  bile onu taşıma becerisini gösterecek kadar :
      Şimdi bir kurşun atımı uzaklığında
      Kalakalan sevdamın yasını tutuyorum
      Sula ey dost!.. toprağını
      Yarına açacak çiçeklerin umudunu yaşıyorum
      Bir kuşun incecik kanadında
      Sevinçleri taşıyorum
     Ancak, gelecekte barış içinde yaşanacaksa üzerimize düşeni yapmalıyız elbette:
      Azığını akşamdan hazırla çocuğum
      Karınlarımız tok olarak çıkmalıyız yarışa
      Savaşlarla savaşarak varacağız barışa

     Eğer üzerimize düşeni yapmıyorsak, yakınmaya da hakkımız yoktur:
      Biraz yabancıysak güzel şeylere
      Uçuyorsa hüznün kuşları
      En güzel anında yaşamın
      Bendendir.

      Hakkımız yok çiçeklenmeye
      Tanımıyorsak kokusunu nergisin
      Rengini krizantemlerin
      Bendendir.

     Biçim kaygısı yoktur ÇIKIN’ın, özgürdür. Yüzyıllık Yalnızlığım ve sen gibi bazı şiirlerinde, okuyucuyu yoran bazı biçim sapmaları varsa da, genellikle içerik, biçime kurban edilmemiştir.

    Y a s a m a  t a n ı k l ı k  e t m e k

     İyi bir gözlemcidir, çevresini, çevresindekileri yazarken  somut yerleri, kişileri yazar. Nif Dağı’nı, Çatalkaya’yı, Fethiye Körfezi’ni, Ali Rıza Ertan’ı, Uğur Mumcu’yu yazar. Bu da onun şiirinin yaşama tanıklık ettiğini gösterir. Yaşamı sindire sindire gözlemler ve yansıtır. Güzele dosttur, sevgisizleri ise acımasız eleştirir :
      Daha dün bir… bugün iki
      Pantalonu delik bir çocuktunuz sokak ortalarında
      Çiçeklerin nasıl seviştiğini bile görmediniz
      Ne bileceksiniz aşkı siz
      Yağmur yağmur yağmadınız
      Rüzgar olup esmediniz
      Kar olup aşk gibi yapışmadınız
      Kristal olmadınız siz
-        Aşkı ne bilirsiniz- ?

     Elbette bir şairin tüm kişiliğini böyle bir yazı içinde verebilmek olanaklı değil. Onun içindir ki, şiiri seviyorsanız ve Zaman Çiçeği’ni  bir yerlerde görürseniz alın okuyun, 40 yıllık emeğin boşa verilmediğini göreceksiniz.



[1] Talat Kırcan, Hürriyet Ege, 05 Aralık 2000

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder