Talat
KIRCAN[1]
Yaşama
zenginliği romancının, öykücünün ve benzerlerinin sanatını besler elbette.
Çünkü düzyazı yazanlar yalnızca anılarıyla yaşayamaz, yazamaz. Bir gün anılar
da bitince yazacak bir şey bulamaz çünkü. Ama şairler öyle değildir. Onun
şiirini yalnızlık besler, büyütür. Kalabalıklar içinde bile her şair biraz
yalnızdır, biraz kendine suçludur. Öyle olmasaydı içimizdeki kalabalığın
ölümüne biz hiç ses çıkarmazken, onlar nasıl dile getirebilirlerdi.
T.Ayhan ÇIKIN, hem yaşama zenginliği olan, hem de
yalnızlığı içinde taşıyan bir şair. Kırk yıllık birikiminin ürünlerini Zaman
Çiçeği adı altında kitaplaştırmış.
ÇIKIN, köylülüğü, küçükkentliliği ve kentliliği yaşamış bir aydın.
Hiçbirinden kopmamış, hepsini özümsemiş ve hepsinden ders çıkaracak bir şeyler
bulmuş. Yaşadığı coğrafyanın şiirinin yazmış. Yaşadığı coğrafyadaki herkesin
şiirinde kendinden bir şeyler bulmasını sağlamış böylece. Sanatçı toplumcu ise,
böyle olması doğal zaten.
D e
ğ i ş m e y e n ö z: İnsan sevgisi
Şiirinin
başlıca konularını çevre, toplum, barış, vefa, oluşturmakla birlikte, bütün
bunların merkezine insan sevgisini
oturtmuş, savaşsız, barış içinde yaşayan insanların sevgisini. Geleceğe olan
umudunu hiç yitirmemiş. Sevdasının yasını
tutarken bile, sevinçleri unutmamış. İncecik bir kuşun kanadında bile onu taşıma becerisini gösterecek kadar :
Şimdi
bir kurşun atımı uzaklığında
Kalakalan sevdamın yasını tutuyorum
Sula ey dost!.. toprağını
Yarına açacak çiçeklerin umudunu yaşıyorum
Bir kuşun incecik kanadında
Sevinçleri taşıyorum
Ancak,
gelecekte barış içinde yaşanacaksa üzerimize düşeni yapmalıyız elbette:
Azığını
akşamdan hazırla çocuğum
Karınlarımız tok olarak çıkmalıyız yarışa
Savaşlarla savaşarak varacağız barışa
Eğer
üzerimize düşeni yapmıyorsak, yakınmaya da hakkımız yoktur:
Biraz
yabancıysak güzel şeylere
Uçuyorsa hüznün kuşları
En güzel anında yaşamın
Bendendir.
Hakkımız yok çiçeklenmeye
Tanımıyorsak kokusunu nergisin
Rengini krizantemlerin
Bendendir.
Biçim
kaygısı yoktur ÇIKIN’ın, özgürdür. Yüzyıllık Yalnızlığım ve sen gibi bazı
şiirlerinde, okuyucuyu yoran bazı biçim sapmaları varsa da, genellikle içerik,
biçime kurban edilmemiştir.
Y a s a
m a t a n ı k l ı k e t m e k
İyi
bir gözlemcidir, çevresini, çevresindekileri yazarken somut yerleri, kişileri yazar. Nif Dağı’nı,
Çatalkaya’yı, Fethiye Körfezi’ni, Ali Rıza Ertan’ı, Uğur Mumcu’yu yazar. Bu da
onun şiirinin yaşama tanıklık ettiğini gösterir. Yaşamı sindire sindire
gözlemler ve yansıtır. Güzele dosttur, sevgisizleri ise acımasız eleştirir :
Daha
dün bir… bugün iki
Pantalonu delik bir çocuktunuz sokak ortalarında
Çiçeklerin nasıl seviştiğini bile görmediniz
Ne bileceksiniz aşkı siz
Yağmur yağmur yağmadınız
Rüzgar olup esmediniz
Kar olup aşk gibi yapışmadınız
Kristal olmadınız siz
-
Aşkı ne bilirsiniz- ?
Elbette
bir şairin tüm kişiliğini böyle bir yazı içinde verebilmek olanaklı değil. Onun
içindir ki, şiiri seviyorsanız ve Zaman Çiçeği’ni bir yerlerde görürseniz alın okuyun, 40 yıllık
emeğin boşa verilmediğini göreceksiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder