Zaman nedir ? Hem
yaşar, hem sözcük olarak
kullanırız zamanı.
Anlamını bilmesek
de, güzel şeyler düşündürür bize zaman.
Türkçe sözlük, bu
kavramın 10’u aşkın tanımını veriyor. İlki şöyle :
“Bir eylemin içinde geçtiği, geçeceği ya da
geçmekte olduğu süre.”
Bu sürenin belli bir parçasını da
zaman deniyor. Sözcük; saptanmış olan an, çağ, mevsim, vb. anlamlarına geliyor.
Türkçe olmasa da,
dilimize arapçadan geçmiş olsa da güzel
şey zaman.
Geldik, yazımızın
ikinci sözcüğüne : çiçek.
Bu da güzel
şeyler düşündüren bir sözcük. Moğolca “çeçek”ten Türkçeleşmiş. Tanım için
Türkçe sözlüğe başvuruyorum.
“ 1. Bir bitkinin üreme organlarını
taşıyan, çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.
2. Çiçek açan kır ya da bahçe bitkisi.”
Bu iki güzel
sözcüğe bir üçüncüsünü daha ekleyelim : Şiir. Onun tanımını sözlükten değil bir
şairden alalım.
Günümüzden 2 bin
600 yüz yıl önce Lesbos’ta, bugünkü Midilli’de yaşamış olan tarihin ilk ve en
büyük şairi Sappho (Safo) diyor ki :
“Aşk çiçeğidir şiir. Onu sevmeyenler
sevilmeyecektir.”
Yazımın başlığı,
daha mürekkebi kurumamış bir şiir kitabının adı. Şairi, Prof. Dr. T. Ayhan Çıkın .
Ayhan, 1946
yılında Muğla’nın Yatağan ilçesinin bir dağ köyü olan Cazkırlar’da dünyaya
gözlerini açtı. Çobanlık yaparak, tütün tarlalarında çalışarak okudu, 1967
yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ni bitirdi. 1988 yılında profesörlüğe
yükseldi. Çiftçi örgütlenmesi ve tarımsal kooperatifçilik alanında uzmanlaştı, bir çok bilimsel yayına
imza attı.
Şiire çocukluk
yıllarında başlayan Ayhan Çıkın, 1960’lı
yıllarda yazdıklarını yayınlamağa başladı. Şiirleri Ege Ekspres, demokrat
İzmir, Yeni Asır gibi gazetelerde; Ferayi, Mendos, Varlık, Hisar, İmece,
Dönemeç, Ortaklaşa vb. dergilerde görüldü.
Şairimiz, yaklaşık kırk yılın birikimini “Zaman Çiçeği” adlı kitabında topladı. Ben bunlara yozmamış
bir Anadolu çocuğu olan Ayhan’ın kırlardan devşirdiği bir tutam çiçek diyorum.
Kendisi, “Siz bilemezsiniz beş kuruşsuzluğun
ıstırabını” derken, çocukluğundan bu
yana yaşadığı sıkıntıları dile getiriyor usulca.
Bir yandan da
öncü davranışlara karşı çıkılmasını hazin bir ironi ile eleştitiriyor:
“asmalı
bu oğlağı asmalı
kınalı kekliğini uçurdu avcıların
………………..
asmalı bu oğlağı asmalı.”
Kapağını Prof.
Dr. Ercan Kızılay’ın hazırladığı 80 sayfalık “Zaman Çiçeği” şu 3 bölümden oluşuyor : “Bir Yudum Yaşam” , “Bir Yudum Sevgi” , “Bir Yudum Keder”.
Şu anda rahatsız
olduğunu öğrendiğim T.Ayhan Çıkın ’a
acil şifalar diliyor, geçmiş olsun çiçeği yerine bir şiirini sunuyorum:
GÜNAYDUN
AYIŞIĞI
Karşıdaki
dağlarda
ağaçlar
var
saçlarını
geceye uzatmış
güneş
şarkılarını asmış çiçeklere.
Karşıki
dağların eteklerinde
kapılarını
güneşe kapatmış
insanlar
var
ağıtlarını
ay ışığında
dağ
koyaklarına bırakmış.
Günaydın
ayışığı
sen
ki bir koyda
uyuyorsun
bir
masal kızı gibi
sularda.
----------
*Şadan
Gökovalı, Milliyet Ege, Mayıs
2000
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder