19 Temmuz 2016 Salı

T. AYHAN ÇIKIN ŞİİRİ ÜZERİNE- II


 Prof. Dr. Şevket Toker[1],[2]
Türk Dili ve Edebiyatı Profesörü

3.Toplumsal Şiirler

T. Ayhan Çıkın'ın şiir dünyasında en çok toplumsal şiirler yer alır. O, içinden çıktığı
Cazkırlar'ı, oranın yoksul insanlarını, onların haklarını savunmayı ve onların savaşını vermeyi hayatının en önemli amaçlarından biri yapar.
            Ayhan Hoca için insanlar, eskilerin "eşref-i mahlukat" dediği yaratılanların en şereflisidir :
          "düşün ki insanlarla yaşanır bu dünya
en yüce ve en kutsal yaratıktır insan[3]"

            "O", insanlığın mutluluğu için bitmeyen bir "Koşu"ya çıkar . O, Mustafa Kemal Atatürk'ün  yılmaz bir savaşçısıdır :

                      "şimdi sana çok uzak bir ülkede
koştum hep yarınlara
önüme en büyük engellerini çıkardılar düzenin
/yılmadım/[4]"

O zaman zaman köye, köylüye ve onların sorunlarına döner yeniden :
           "yanık süt kokulu akşamlarını yaşadınız mı siz köyün
gerçekler bir kağıt kenarı kadar düz ve pür değil
ılık bir acıyla dönmeğe başlar sığırtmaç akşamleyin[5]"

            "Tükeniş" başlıklı şiirinde hayvancılıkla geçinen köylülerin devasız acılarına tercüman olur :
           "bir öletlik geldi hayvanlarımıza oğul
geçicezlerimiz, goyuncazlarımız
bir bir serildi yere
ah oğul!..  derelere yığdık ekmeğimizi
pazardan ne bir ölçek arpa
ne de bir şişe yağ alabiliyok
ot galmadı tarlalarda
hepten acıktık yokluktan[6]"

Şiirin sonunda Ayhan Hoca bitmeyen kavgayı , sınıf çelişkisini etkili dizelerle vurgular: :
            "uzaklarda , çoook uzaklarda
büyük kentlerde, patron sofralarında
bir yıllık yiyeceği çobanın
yosma bir akşamın mezesidir[7]"

Sınıf çelişkisini yüreğinde duyan şairin yolunun Nazım'la kesişmemesi mümkün değildir. Bu dönemde Nazım'ın şiirinden gelen esintiler  ve etkiler T. Ayhan Çıkın'ın şiirine de yansır :    
                   
                         "sözlüklere yazdım adımı
                                                           p r o l e t e r
                                                           p r o l e t e r
                                                                         b e d e n   t e r
                                                                         b e n d e n  t e r
                                   yemesi senden değil artık burjuvam
                                                           benim yuvam
                                                           ve de özgürlük çiçekleri ellerimde
                                                           kokuyor buram buram[8]"

            "Balyoz" adlı şiirinde yine usta şairin etkileri görülür :
                      "Yumrukluyorum: güm!...gümm!...gümmm!...
Ferhat gibi indiriyorum  balyozumu
                                                                / gecenin göbeğine/
Güneş, doğdu doğacak.[9]"

Ol Hikayat adlı şiirini ise 100.doğum yılında "ustası Nazım'a" ithaf eder. Kimi şiirlerinde ise şiirimizin ustaları Ceyhun Atuf Kansu ve Atilla İlhan'a göndermeler vardır.
Kısacası toplum için yazdığı şiirlerinde biz , T. Ayhan Çıkın'ın önce içinden çıktığı halkın sorunlarına eğildiğini ve gördüğü toplumsal eşitsizliklerin ve sınıf çatışmalarının onu toplumcu dünya görüşüne götürdüğünü söyleyebiliriz
.
4.Vefa şiirleri
Dostum Ayhan Çıkın'ı en iyi ifade edebilecek sözcük ""Vefa"dır.  O, her şeyden önce vefalı bir dosttur. Sonra, doğduğu topraklara vefalı.
           "gün batarken karşı dağlarda
köyüm gelir hep aklıma
biri yalınayak çocuğumun
birinin ellerinde buz
ve en belirgin şekilde dudaklarında
/ sefalet denen kuduz /[10]"
..
"gelir de gelir işte tüm köylülerim
kimisi ağrı eteklerinde yoksul
kimisi menteşe sırtlarında çoban
azığı bir parça ekmek bir kuru soğan[11]"

O ; kendisini keçi çobanlığından üniversitenin saygın profesörlüğüne götüren Cumhuriyet rejimine, Atatürk'e ve devrimlerine yürekten bağlıdır :
           "şimdi sana uzak bir ülkede kumandanım
ücra bir köşesinde ülkenin
bulunan bir heykelinin altında
özgürlüğe
kurtuluşa dair söylediklerini
kutsal bir yemin gibi/ezberledim tek tek/[12]"

Oğlu Tuğhan'ın çok erken ölümü yüreğini en çok dağlayan olaydır. Oğlunun anısına yazdığı "Körfezde Akşam" şiirinde oğluyla yaşadığı bir anıyı paylaşır bizlerle :
"Bir akşam
güneşin batışını seyretmiştik seninle
bir karşıyaka vapurundan,
oysa anılarındır şimdi
körfez rüzgarlarında
/saçlarımı dağıtan/[13]".

            Ayhan Hoca, bildiğiniz gibi, oğlu Tuğhan'ın adını kendi adının önüne ekler : Tuğhan Ayhan Çıkın olur.
O ayrıca sevdiği insanlara da vefa şiirleri yazar : Şimdi Seni Yaşamak[14] şiiri çok sevdiği Prof. Dr. Abdullah Kızılırmak;  Ali Rıza Ertan Ya da Ölümün Ekonomi Politiği[15] erken yitirdiğimiz dostum, şair, meslektaşım  Ali Rıza Hoca; Uğur Mumcu[16] başlıklı şiiri de hepimizin çok çok sevdiği ve unutamadığı Uğur Mumcu içindir.
Ayhan Hoca'nın yüreği, bence, yaşadığı toplumsal çalkantılar (1960 ihtilali, 12 Mart Muhtırası ,12 Eylül Darbesi) ve ülkenin adım adım Atatürk devrimlerinden ve laik Cumhuriyet ideallerinden ayrılmasından dolayı hastalanır. 2000 yılında artık ölümün eşiğindedir. Güzel bir tesadüf eseri bulunan Cem Canbay'ın yüreği Ayhan Hoca'yı bize bağışlar. Ancak genç bir insanın ölümüyle kendisinin hayatını sürdürebileceği düşüncesi Ayhan Hoca'yı müthiş rahatsız eder ve onun zirve şiirlerinden birini yazmasına yol açar: Ortak Kalpler Türküsü.

           "leylaklarda uçuşan kelebekler kadar
suskun ve sessizdir yüreğin
delikanlım
nasıl yazsam şiirini senin?
.
" sen de beklenen birisin melekler katında"
.
"delikanlım
nasıl bestelesem şarkını senin?"
.
"yeni doğmuş bir bebek gibi
gülümsemelisin dünyaya
delikanlım
nasıl söylesem türkülerini senin?[17]"

Işığı Beyinlerinde Taşıyanların Türküsü, Ayhan Hoca'nın yine zirve şiirlerinden biridir. Şiir bu kez , onun kalp naklini yapan doktorlar için yazılmıştır :

                     "Karanlığın ucundaki mumu
Işıktan elleriyle büyütenler[18]"

diye başlayan şiir, her bendin sonunda tekrarlanan leit-motif tarzı dizelerle sürer :

                                   "Nasıl yazsam şiirlerinizi sizin?
                                   Nasıl söylesem destanınızı sizin ?
                                   Nasıl söylesem türkülerinizi sizin ?"

Işık Saçlı Kadınların Türküsü ise kalp nakli ameliyatında görev alan fedakar hemşireler içindir :
            "Anadolu'mun çiçek kadınları
Nasıl söylesem türkülerinizi sizin ?
.
"Bir avuç sevgi toplasam seslerinizden
Kalp ağrılarım dağılır gider bakışlarınızda
Bir  demet buğday olsam avuçlarınızda
Buğday tenli başak saçlı kadınlarımız
Avuçlarında umar taşıyan bacılarımız
Nasıl bestelesem şarkılarınızı sizin ?[19]"

Ayışığı Kadının Türküsü ise, daha önce de belirttiğim gibi, hastalıkta sağlıkta her zaman yanında olan saygıdeğer eşi Cemile Hanım içindir :
                      "Yokluğun bir çığ gibi  büyür göz bebeklerimde
Aşkınla gittikçe sonsuzlaşır esaretim
En güzel dizeler sevda sevda dolar içime
Bir yudum su, bir yudum sevgi
                                                             -ona bile hasretim-[20]"

Ayhan Hoca'nın en önemli kişilik özelliklerinden biri de geçmişiyle, kendisiyle barışık, yaşama sevinciyle dolu bir insan olmasıdır. Birçok insan geçmişiyle ilgili bazı şeyleri saklar, adeta geçmişinden utanır. Ayhan Hoca ise ,ne çoban olduğunu saklar, ne geçmişteki yoksulluğunu . Bırakın saklamayı, bunları gururla anlatır şiirlerinde ve günlük hayatında.
Sevgili Tuğhan Ayhan Çıkın dostumuza, daha nice güzel şiirleri bizimle paylaşacağı ve dostlarıyla yaşayacağı sağlıklı, mutlu nice yıllar dileyerek konuşmamı sonlandırmak istiyorum.
            Hepinize sevgi ve saygılarımla.
                                                                          Prof. Dr. Şevket Toker
                                                                                  12 Kasım 2015
                                                                                  Mavişehir-İzmir

[1] Prof.Dr. Toker'in 12 Kasım 2012'de Konak Belediyesi-Türkan Saylan Kültür Merkezi'inde "İzmir-Edebiyatta Vefa Grubu"nun "Başka Yürek'le Şiir ve Bilim Yolcusu: T. Ayhan ÇIKIN" etkinliğinde yaptığı konuşma
[2] Bu konuşmada  T. Ayhan ÇIKIN'ın  "Zaman Çiçeği- 2000" ve "Ortak Kalpler Türküsü -2005" adlı yayınlanmış kitaplarındaki şiirler  esas alınmıştır.
[3] Zaman Çiçeği, s.28
[4] Zaman Çiçeği, s.32
[5], Ortak Kalpler Türküsü, S.67
[6] Ortak Kalpler Türküsü, S. 74
[7] Ortak Kalpler Türküsü, S. 75
[8] Ortak Kalpler Türküsü, S. 43
[9] Ortak Kalpler Türküsü, S. 40
[10] Ortak Kalpler Türküsü, S. 72
[11] Ortak Kalpler Türküsü, S. 73
[12] Zaman Çiçeği, s.32
[13] Zaman Çiçeği, s.72
[14] Zaman Çiçeği, s.77
[15] Zaman Çiçeği, s.75-76
[16] T. Zaman Çiçeği, s.78
[17] Ortak Kalpler Türküsü, S. 12-13
[18] Ortak Kalpler Türküsü, S. 14-15
[19] Ortak Kalpler Türküsü, S. 17-18
[20] Ortak Kalpler Türküsü, S. 19

http://blog.radikal.com.tr//siir-deneme-oyku/t-ayhan-cikinin-siiri-uzerine-ii-125767

1 yorum:

  1. Can Yücel Ben Hatta En Çok Babamı Sevdim Şiiri
    Ben hayatta en çok babamı sevdim
    Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
    Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
    Nasıl koşarsa ardından bir devin

    O çapkın babamı ben öyle sevdim
    Bilmezdi ki oturduğumuz semti
    Geldi mi de gidici – hep, hep acele işi
    Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
    Atlastan bakardım nereye gitti
    Öyle öyle ezber ettim gurbeti

    Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
    Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul’a
    Bi helallaşmak ister elbet , diğ’mi oğluyla!
    Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,
    Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

    En son teftişine çıkana değin
    Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
    Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
    Açıldı nefesim, fikrim, canevim
    Hayatta ben en çok babamı sevdim.
    Can Yücel Ben Hatta En Çok Babamı Sevdim Şiiri

    YanıtlaSil