Şiiri anlamanın iyi bir yolu, gerçeğin büyük bir rüyası olarak düşünmektir
onu.
Ozan, duyumsadığı imgeleri, dünyaya doğru bir algı/görüş verecek şekilde
yansıtan özel bir hayal kurgulayıcısıdır.
Zira çoğunlukla insanların görgüsü, yaşam beklentileri, gerçeği saklamakla
son bulur. Yaşama yeniden bakışlarını değiştiren ve geliştiren insanlar, var
olan düşüncelerini, geçmişle gelecek arasında, farklı boyutlara taşırlar.
Ozanın ilk bakışı "insan" la başlamalı. İnsan, gördüğü nesneleri,
imgeleri sözcüklerle betimleyerek dili buldu.
Ozan ters işlem yapar : o, doğru imgeleri tekrar süslemek için sözcükleri
kullanır. Octavio Paz[1]'ın
dediği gibi, şiir,"gerçeğin dağılmış sesleridir".
*
KAVŞAK
- 16 Eylül 2000'den bu yana
kalbiyle yaşadığım
Cem Canbay'a, rahmetle anarak-
*
Sorgulayamadım aşklarını, alışkanlıklarını
Andıkça düşlerini, aklımda değil yaşadığın
Dokunamadığım anıların gizleniyor
Ve tadamadığın aşkların
Bırakıp yollara düşüyor sevdan
Arkasından koşamadığım
*
Doyasıya yaşa hasreti, sevgiyi
Bırak kalleşliklerini dostların
Anılar geliyor yıllar öncesinden
Soramadığın sorular var kendine
Yanıtını arıyor cerrah masalarında
"Ölümün rüzgarında" toz duman
*
Bir giz var oraların ikliminde
Susma, konuş !..
-Neler var o "sondurak"ta?-
Konuştuğum dildesin, içtiğim sularda?
Uzak mısın ? Yakın mısın yıldızlara?
Ne de zor beklemek seni serviler altında
*
Ayrılık türküleri gibi birikmişsin içimde
Soyunuyor bir bir tutkuların yüreğimde
Yelken olup açılıyorum gençlik denizlerine
Eşsiz hazlar yaşıyorum birlikteliğinde
T. Ayhan ÇIKIN, Milas, 2012
*
Etkili şiir, herkesin ortak güzellik imgelerini tekrar canlandırarak,
duyarlığını yitirmiş heyecanlarımızı engellemeden, kalbimize kadar giden
tek yolu açma yeteneğinde olmalıdır.
"Şiir, bir anlam taşıyıcısı olan tümceleri bir bilinç düzeyine, ayni
zamanda, bizzat kendi sözcüklerini daha yoğunlaştıran veya daha
hafifleştiren ve esprisini hemen yakalayan herkes arasındaki
ortaklaşa bir değişimdir.
T. Ayhan ÇIKIN
[1] Meksikalı yazar Octavio Paz, 1914 yılında
doğdu. Edebiyata şiir yazmakla başladı. Yucatan'da işçiler ve köylüler için bir
okul kurdu, yoksul yerlilerin tarihiyle ilgilendi. İç savaş sırasında, Ispanya'da bulundu,
Meksika'ya döndükten sonra yeniden edebiyatla ve siyasetle ilgilendi. 1943
yılında Amerika'ya gitti; daha sonra Paris'te, Japonya'da ve Hindistan'da
başıboş bir hayat sürdü.
Meksika'ya döndükten sonra peş peşe deneme, şiir ve tiyatro oyunları yayınladı.
Meksika halk edebiyatıyla gerçeküstücülüğü bağdaştıran birçok yapıtı vardır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder