Türk Dili
ve Edebiyatı Profesörü
İzmir, TSKM, 12 Kasım 2015
**
Bu konuşmamda T. Ayhan Çıkın’ın şiirinde temalar ve tespit ettiğim bazı
özellikler üzerinde genel hatlarıyla duracağım.
Muğla Yatağan’ın Cazkırlar adlı yörük köyünde doğan Ayhan Hoca, köy
ilkokulunu, Yatağan Ortaokulu’nu ve okuldaş olduğumuz Aydın Lisesi’ni bitirir.
Sonra Ege Ziraat Fakültesi’ndeki öğrencilik yılları, aynı fakültede
akademisyenlikle devam eder.
“Çocukluğumdan beri şiirle iç içeyim” diyen T. Ayhan Çıkın’ın şiire ilgisi
gençlik yıllarında şiirler yazmaya dönüşerek sürer. Üniversite öğrencisiyken
yasaklı olan Nazım’ın bulduğu bütün şiirlerini okur, ondan derinlemesine
etkilenir. Yazdığı pek çok şiirde Nazım esintileri apaçık görülür. Mayıs
2000’de ilk şiir kitabını bastırıp hastane odasına getirir öğrencisi Özhan ve kızı
Tuğba. Kitap Şadan Gökovalı’nın seçtiği isimle “Zaman Çiçeği” adıyla
yayımlanır. Basılmış şiirler, kalp nakli bekleyen Ayhan Hoca’yı hayata bağlar,
moral verir, ölüm karşısında güçlü kılar. 2. şiir kitabı “Ortak Kalpler
Türküsü” 2005’te Papirüs Yayınlarınca basılır. Ayhan Hoca şiirleriyle
de beğenilen bir ozandır artık. Başka Yürek (2015) ve Zeytinci
Hurşit adlı şiir kitapları ise baskıya hazırdır.
Güçlü Fransızcası ona Fransız şiirinin kapılarını açar. Jack
Prevert ve Paul Eluard’dan çeviriler yapar ve ayrıca
özellikle “Özgürlüktür Kanatları Sanatın[3]”
başlıklı yazısında sanat ve özellikle şiir sanatı üzerine düşüncelerini
kuramsal planda okuyucuya sunar.
T. Ayhan Çıkın’ın basılı iki şiir kitabındaki şiirleri dört ana başlık
altında sınıflamak mümkün:
1.
Doğa şiirleri,
2.
Aşk şiirleri,
3.
Toplumsal şiirler,
4.
Vefa şiirleri
Bu genel tasnif elbette bazı sakıncalar taşıyabilir. Örneğin kimi zaman aşk
ile
doğa, kimi zaman toplumsalla aşk ayni şiirde ortaya çıkabilir. Ancak baskın
olan unsurları dikkate alarak böyle bir sınıflama gene de mümkündür.
1.
Doğa Şiirleri
T. Ayhan Çıkın’ın doğa
şiirlerinde çocukluğunun geçtiği Cazkırlar’ın ve o yıllardaki
keçi çobanlığının
önemli etkileri vardır:
“ulu sesler içinde
sessiz duran dağım
yağmur sesli çakallar
yuvalamışlar bağrını”[4]
Kemalettin
Kamu’nun “Bingöl Çobanları” gibi çoban Ayhan da memnun
değildir yaşadığı hayattan:
“ses ver geleceğe ey
yüce ve cüce kuş
dağlara salacağım
öfkemi”
derken içinde bulunduğu koşullara öfkesini ifade eder.
Yine
ayni şiirdeki:
“davarlarım kurt bakışlı gecelerden ırak
yorgun bir kuş konar söğüdüme.”
“uç yüce kuşum uç geleceğe”
dizelerinde geleceğe uçmanın özlemleri görülür.
Hayatının bu dönemini anlattığı şiirlerinde bir başka dikkat çekici unsur
ışık imajlarıdır. Çobanların dünyasında uzaklardan belli belirsiz görülen çoban
ateşlerinin ve bulutsuz gecelerde ay ışığının ve çakmak çakmak parlayan
yıldızların çok önemli bir yeri vardır. “Günaydın Ayışığı” şiirinde:
“Karşıki
dağların eteklerinde
Kapılarını güneşe kapatmış
insanlar var
ağıtlarını ay ışığında
dağ koyaklarına
bırakmış.
Günaydın ayışığı
sen ki bir koyda
uyuyorsun
bir masal kızı gibi
sularda.[5]”
Yine “Kalbim
Rehindir Sevdana” başlıklı şiirindeki:
“Bağırsam sessizlikleri yırtılır mı göklerin
Ay ışığında çoğalır mı sırrı
menteşeli çobanın[6]”
dizelerinde ay ışığında yalnızlığının sessizliğini parçalamak, kendi
geleceğini kurmak isteyen genç çobanın özlemleri sezilir.
Şiirlerinin pek çoğunun başlığı ışık ve bağlantılı kelimelerle kurulur:
- Serpiyorsundur
Gün Işığını Saksılara
- Bir
Ayışığıdır Kar
- Günaydın
Ayışığı
- Gün
Işığı
- Ayışığında
Akkaya
- Dolunay
- …
Hayatının kalp nakli sonrasını anlattığı şiirlerinde yine ışıklı şiir
başlıkları vardır:
- Işığı
Beyinlerinde Taşıyanların Türküsü
- Işık
Saçlı Kadınların Türküsü
- Ayışığı
Kadının Türküsü
- Ayışığı
Kızların Türküsü
-
…
başlıkları Ayhan Hoca’nın hayatında ışıkların ne kadar önemli olduğunu bize
açıkça gösterir.
Cazkırlar köyünün ışıkları çoban Ayhan’ı ortaokula, liseye, üniversiteye
gönderirken; Işığı Beyninde Taşıyanlar, Işık Saçlı Kadınlar, Ayışığı
Kadınlar ve Kızlar onun erkenden aramızdan ayrılmasına izin vermezler.
Onun
doğa şiirleri son derecede zengin unsurlarla doludur. Ancak bu kadarla
yetinelim.
2. Aşk
Şiirleri
Ayhan Hoca ergenlik döneminde muhtemelen hepimiz gibi tek taraflı platonik
aşklar yaşamıştır:
“Söz söylemeyin bana
aşktan yana”
…
“siz ölmediniz ki
sevgiden
ayrılık nedir
bilmezsiniz”
…
“ıslanmazsınız
kaldırımlarda benim gibi[7]”
“Kalbim Rehindir Sevdana” başlıklı
şiirinde çocukluk ve çobanlık anılarına yaslanan mısralardan sonra:
“Kalbi
kırık geceler getirdim sana
Çocukluğunu
ıslatan yağmurları getirdim
Büyüt
avuçlarında hasretlerini
Yıllarca sarıp
sarmaladığın kalbimi getirdim
Kalbim rehindir
sevdana
Kırılmasın[8].”
derken, nasıl hassas bir kalbe sahip olduğunu belirtir, onu sevgilinin
kırmamasını ister.
2000 yılında kalp
nakli olan Ayhan Hoca bu kez aşkın merkezi olan kalbin,
yeni kalbinin aşk konusundaki konumunu uzun uzun sorgular . “Yalnız
Yüreğin Türküsü” şiirinde:
“Hangi
düşler böler uykularını ?
Çığlık çığlığa
uyanırsın gece yarılarında
Bir gençlikten, bir
yaşlılıktan mı yana ?
Kalbinin esrik
coğrafyasında
Gençliğinden kalanları
anımsamak
Zor gibi.”
…
“Terkedilmişliğin bilinmez sularında
Eski kalbinden
kalanları
Yeni kalbinde yaşatmak
Zor gibi[9].”
dizelerinde yeni kalbine duygusal olarak alışmanın zorluklarını yaşadığını
anlatır.
Ödünç Aşk şiirinde de ayni tema yeniden
karşımıza çıkar:
“Geliyorum sana
Yaşamın öte yakasından
Yürüdü sonsuzluğa
-İlk gençlik
aşklarım –
Nerede?.. Nasıl ?..
Bilemem?..
Bir acı tramvayı
belleğim
Kayboldu adın bile
Kayboldu seni seven
kalbimle[10]”
Şiirin sonlarında yine ayni sorgulamayı görürüz:
“Toplasam tüm çiçeklerini baharların
Tutmuyor yerini eski
sevdaların
İki bin yılının onaltı
eylülünde
Dolanıyorum yaşamın
sisli bulutlarında
“Aşkları da devralır mı”[11]
Ödünç kalple
yaşayanlar ?[12]”
Onun en önemli aşk şiiri , sadece hastane ve kalp nakli döneminde değil,
hayat boyu ona en büyük desteği veren eşi Cemile Hanım için yazdığı “Ayışığı
Kadının Türküsü” başlıklı şiiridir. Şiirde ona duyduğu
minneti şöyle anlatır:
“Ip-ıslak bakışlarla gelirdin bana
Yitik umutlar
ellerinde koşar adım
Süngüsüz bir harp
meydanıydı bakışların
Tanrısal bir kilit
gibi kapalıydı dudakların
Ay’ım,ayışığım,
ayışığı kadınım benim
Nasıl yazayım şiirini
senin ?[13]”
(Devam edecek)
[1] Prof.Dr.
Toker’in 12 Kasım 2012’de Konak Belediyesi-Türkan Saylan Kültür Merkezi’inde “İzmir-Edebiyatta
Vefa Grubu”nun “Başka Yürek’le Şiir ve Bilim Yolcusu: T. Ayhan
ÇIKIN” etkinliğinde yaptığı konuşma
[2] Bu
konuşmada T. Ayhan ÇIKIN’ın “Zaman Çiçeği- 2000” ve “Ortak
Kalpler Türküsü -2005” adlı yayınlanmış kitaplarındaki
şiirler esas alınmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder