19 Temmuz 2016 Salı

T. AYHAN ÇIKIN’IN ŞİİRİ ÜZERİNE-I


Prof. Dr. Şevket Toker[1],[2]
Türk Dili ve Edebiyatı Profesörü
İzmir, TSKM, 12 Kasım 2015
**
                                                                                
Bu konuşmamda T. Ayhan Çıkın’ın şiirinde temalar ve tespit ettiğim bazı özellikler üzerinde genel hatlarıyla duracağım.
Muğla Yatağan’ın Cazkırlar adlı yörük köyünde doğan Ayhan Hoca, köy ilkokulunu, Yatağan Ortaokulu’nu ve okuldaş olduğumuz Aydın Lisesi’ni bitirir. Sonra Ege Ziraat Fakültesi’ndeki öğrencilik yılları, aynı fakültede akademisyenlikle devam eder.
“Çocukluğumdan beri şiirle iç içeyim” diyen T. Ayhan Çıkın’ın şiire ilgisi gençlik yıllarında şiirler yazmaya dönüşerek sürer. Üniversite öğrencisiyken yasaklı olan Nazım’ın bulduğu bütün şiirlerini okur, ondan derinlemesine etkilenir. Yazdığı pek çok şiirde Nazım esintileri apaçık görülür. Mayıs 2000’de ilk şiir kitabını bastırıp hastane odasına getirir öğrencisi Özhan ve kızı Tuğba. Kitap Şadan Gökovalı’nın seçtiği isimle “Zaman Çiçeği” adıyla yayımlanır. Basılmış şiirler, kalp nakli bekleyen Ayhan Hoca’yı hayata bağlar, moral verir, ölüm karşısında güçlü kılar. 2. şiir kitabı “Ortak Kalpler Türküsü” 2005’te Papirüs Yayınlarınca basılır. Ayhan Hoca şiirleriyle de  beğenilen bir ozandır artık. Başka Yürek (2015) ve Zeytinci Hurşit adlı şiir kitapları ise baskıya hazırdır.
Güçlü Fransızcası ona Fransız şiirinin kapılarını açar. Jack Prevert ve Paul Eluard’dan çeviriler yapar ve ayrıca özellikle “Özgürlüktür Kanatları Sanatın[3]” başlıklı yazısında sanat ve özellikle şiir sanatı üzerine düşüncelerini kuramsal planda okuyucuya sunar.
T. Ayhan Çıkın’ın basılı iki şiir kitabındaki şiirleri dört ana başlık altında sınıflamak mümkün:
1.      Doğa şiirleri,
2.      Aşk şiirleri,
3.      Toplumsal şiirler,
4.      Vefa şiirleri
Bu genel tasnif elbette bazı sakıncalar taşıyabilir. Örneğin kimi zaman aşk ile
doğa, kimi zaman toplumsalla aşk ayni şiirde ortaya çıkabilir. Ancak baskın olan unsurları dikkate alarak böyle bir sınıflama gene de mümkündür.
1.         Doğa Şiirleri

T. Ayhan Çıkın’ın doğa şiirlerinde çocukluğunun geçtiği Cazkırlar’ın ve o yıllardaki
keçi çobanlığının önemli etkileri vardır:
“ulu sesler içinde sessiz duran dağım
yağmur sesli çakallar yuvalamışlar bağrını”[4]

            Kemalettin Kamu’nun  “Bingöl Çobanları” gibi çoban Ayhan da memnun değildir yaşadığı hayattan:
“ses ver geleceğe ey yüce ve cüce kuş
dağlara salacağım öfkemi”
derken içinde bulunduğu koşullara öfkesini ifade eder.
            Yine ayni şiirdeki:
                        “davarlarım kurt bakışlı gecelerden ırak
              yorgun bir kuş konar söğüdüme.”
             “uç yüce kuşum uç geleceğe”

dizelerinde geleceğe uçmanın özlemleri görülür.
Hayatının bu dönemini anlattığı şiirlerinde bir başka dikkat çekici unsur ışık imajlarıdır. Çobanların dünyasında uzaklardan belli belirsiz görülen çoban ateşlerinin ve bulutsuz gecelerde ay ışığının ve çakmak çakmak parlayan yıldızların çok önemli bir yeri vardır.  Günaydın Ayışığı şiirinde:

              “Karşıki dağların eteklerinde
              Kapılarını güneşe kapatmış
insanlar var
 ağıtlarını ay ışığında
dağ koyaklarına
bırakmış.

Günaydın ayışığı
sen ki bir koyda
uyuyorsun
bir masal kızı gibi
sularda.[5]

            Yine “Kalbim Rehindir Sevdana” başlıklı şiirindeki:

                        “Bağırsam sessizlikleri yırtılır mı göklerin
             Ay ışığında çoğalır mı sırrı menteşeli çobanın[6]

dizelerinde ay ışığında yalnızlığının sessizliğini parçalamak, kendi geleceğini kurmak isteyen genç çobanın özlemleri sezilir.
            Şiirlerinin pek çoğunun başlığı ışık ve bağlantılı kelimelerle kurulur:
-          Serpiyorsundur Gün Işığını Saksılara
-          Bir Ayışığıdır Kar
-          Günaydın Ayışığı
-          Gün Işığı
-          Ayışığında Akkaya
-          Dolunay
-          
Hayatının kalp nakli sonrasını anlattığı şiirlerinde yine ışıklı şiir başlıkları vardır:
-          Işığı Beyinlerinde Taşıyanların Türküsü
-          Işık Saçlı Kadınların Türküsü
-          Ayışığı Kadının Türküsü
-          Ayışığı Kızların Türküsü
-          …
başlıkları Ayhan Hoca’nın hayatında ışıkların ne kadar önemli olduğunu bize açıkça gösterir.
Cazkırlar köyünün ışıkları çoban Ayhan’ı ortaokula, liseye, üniversiteye gönderirken; Işığı Beyninde Taşıyanlar, Işık Saçlı Kadınlar, Ayışığı Kadınlar ve Kızlar onun erkenden aramızdan ayrılmasına izin vermezler.
            Onun doğa şiirleri son derecede zengin unsurlarla doludur. Ancak bu kadarla yetinelim.

2.      Aşk Şiirleri
Ayhan Hoca ergenlik döneminde muhtemelen hepimiz gibi tek taraflı platonik aşklar yaşamıştır:
“Söz söylemeyin bana
aşktan yana”
“siz ölmediniz ki sevgiden
 ayrılık nedir bilmezsiniz”
 …
“ıslanmazsınız kaldırımlarda benim gibi[7]
“Kalbim Rehindir Sevdana”  başlıklı şiirinde çocukluk ve çobanlık anılarına yaslanan mısralardan sonra:

                       “Kalbi kırık geceler getirdim sana
 Çocukluğunu ıslatan yağmurları getirdim
 Büyüt avuçlarında hasretlerini
Yıllarca sarıp sarmaladığın kalbimi getirdim
Kalbim rehindir sevdana
Kırılmasın[8].”

derken, nasıl hassas bir kalbe sahip olduğunu belirtir, onu sevgilinin kırmamasını ister.
2000 yılında kalp nakli olan Ayhan Hoca bu kez aşkın merkezi olan kalbin,
yeni kalbinin aşk konusundaki konumunu uzun uzun sorgular . “Yalnız Yüreğin Türküsü” şiirinde:
                      “Hangi düşler böler uykularını ?
Çığlık çığlığa uyanırsın gece yarılarında
Bir gençlikten, bir yaşlılıktan mı  yana ?
Kalbinin esrik coğrafyasında
Gençliğinden kalanları anımsamak
Zor gibi.”
                                    …
           “Terkedilmişliğin bilinmez sularında
Eski kalbinden kalanları
Yeni kalbinde yaşatmak
Zor gibi[9].”

dizelerinde yeni kalbine duygusal olarak alışmanın zorluklarını yaşadığını anlatır.
Ödünç Aşk şiirinde de ayni tema yeniden karşımıza çıkar:
                      “Geliyorum sana
Yaşamın öte yakasından
Yürüdü sonsuzluğa
 -İlk gençlik aşklarım –
Nerede?.. Nasıl ?.. Bilemem?..
Bir acı tramvayı belleğim
Kayboldu adın bile
Kayboldu seni seven kalbimle[10]

Şiirin sonlarında yine ayni sorgulamayı görürüz:
                       “Toplasam tüm çiçeklerini baharların
Tutmuyor yerini eski sevdaların
İki bin yılının onaltı eylülünde
Dolanıyorum yaşamın sisli bulutlarında
                                   “Aşkları da devralır mı”[11]
Ödünç kalple yaşayanlar ?[12]

Onun en önemli aşk şiiri , sadece hastane ve kalp nakli döneminde değil, hayat boyu ona en büyük desteği veren eşi Cemile Hanım için yazdığı “Ayışığı Kadının Türküsü” başlıklı şiiridir.  Şiirde ona duyduğu minneti şöyle anlatır:
                      “Ip-ıslak bakışlarla gelirdin bana
Yitik umutlar ellerinde koşar adım
Süngüsüz bir harp meydanıydı bakışların
Tanrısal bir kilit gibi kapalıydı dudakların
Ay’ım,ayışığım, ayışığı kadınım benim
Nasıl yazayım şiirini senin ?[13]

(Devam edecek)

[1] Prof.Dr. Toker’in 12 Kasım 2012’de Konak Belediyesi-Türkan Saylan Kültür Merkezi’inde “İzmir-Edebiyatta Vefa Grubu”nun “Başka Yürek’le Şiir ve Bilim Yolcusu: T. Ayhan ÇIKIN” etkinliğinde yaptığı konuşma
[2] Bu konuşmada  T. Ayhan ÇIKIN’ın  “Zaman Çiçeği- 2000” ve “Ortak Kalpler Türküsü -2005” adlı yayınlanmış kitaplarındaki şiirler  esas alınmıştır.
[3] Yaşam Sanat Dergisi, Nisan 2014, Adana.
[4] T. Ayhan ÇIKIN, Zaman Çiçeği, E.Ü.Basımevi , Bornova-İzmir, 2000, s. 7.
[5] Zaman Çiçeği, s.52
[6] T. Ayhan ÇIKIN, Ortak Kalpler Türküsü, Papirüs Yayınları, İstanbul, 2005, s. 24.
[7] Zaman Çiçeği, s.57-58
[8] T. Ayhan ÇIKIN, Ortak Kalpler Türküsü, S.25
[9] Ortak Kalpler Türküsü, S.32-33
[10] Ortak Kalpler Türküsü, S.22
[11] Yılmaz Erdoğan. Kayıp Kentin Yakışıklısı, Sel Yayıncılık, 28. Baskı, 2002, İstanbul, s. 41
[12] Ortak Kalpler Türküsü, S.22

[13] Ortak Kalpler Türküsü, S.19

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder