Falcı şiir ve öncü sanat düşüncesi, sanatçıyı gerçeküstücülüğe ve otomatik yazıya yöneltir.
"Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların
denetiminden uzak, bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle
bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat
akımıdır. Gerek söz, gerek yazı, gerek başka bir şekil ile düşüncenin hakiki
faaliyetini ifade eden saf ruhî bir otomatizmdir.[1]"
Gerçeküstü şiirde, şairin ifade etmeğe çalıştığı düşüncenin çoğu bilinçaltı
özelliğindedir. Esinlenme, "bilinçaltından geliyorsa, şiir salt şairine ait
olamaz, herkese ait olmalıdır" düşüncesi bu akımın özelliklerinden biridir.
Çünkü her insan kendi bilinçaltına gider. Bu, herkes tarafından şiirin
yapılabileceği söylemine götürür. Bilinçaltını sese-söze yüklemek yeterli
olacaktır.Bir kağıt ve bir kalem almak ve sözleri denetlemeden aklınıza gelen düşüncelerin tümünü yazmak. Gerçeküstücü ozanlar, yeni bir dil bulmayı, dili değiştirmeyi, -ve dünyayı değiştirmeyi- düşünürler.
*
KOVBOY
öter keseklerinde sabahın
bozuk gözlü çocukları böceklerin
vurur davulunda akşamın
bitmeyen bir aryada
/ durur şarkıya deniz /
*
yaşar düğmesinde kulağının
kedilerin döl haykırışıdır sularda
iner yıldızları yere gökyüzünün
bir akışı-yaradır suların oluklarda
*
arthropoda'lardan mı ne bir böcek
adını sorarsanız bilmem
dinler soluğunu mezarlarında ölülerin
oynaşır yer altı saçaklarında
bin yaşındaki bir fidenin
sarılır eline / beş kuruşluk bir patlıcan fidanının /
peronospora'lardan mı ne bir mantar
uzanır tüm sigara boyunca
oynaşır nefes tellerinde zurnaların
sonra kocaman mı ne
niye akar nehir böyle durgun
salyasında bir köpeğin
*
boynuzunda bir boğanın al-ispanyol
viski içerken avuçlar kurşunları
ay ışımaz karanlığında
teksas'lı kovboyun
T. Ayhan ÇIKIN
Bununla birlikte, sürrealist ozanlar dünyayı değiştiremediler. Fakat onlar, sabit formlu şiiri özgürleştirdiler. Şiiri uyak zorunluluğundan kurtararak, tüm coşkuları ifade eden "arık" bir şiirin yaratılmasının yolunu açtılar. Sürrealist hareket, şiirin evrimleşme sürecinde çok önemli bir evredir. Bununla birlikte gerçeküstücüler, içgüdüsel düşüncenin şiirdeki tehlikelerini fark etmekte gecikmediler. Onlar, klasik şiirin, içgüdüsel tembelliğe ve tekrarcılığa eğilimli olduğunu, içgüdüselliğin her zaman dahice olmadığını da ortaya koydular. Otomatik yazma uygulaması, çılgınca sanrılara esprilere dönüştürebilmiştir. Daha önceki poetik dilin ustası olan büyük ozanlar, sürrealist şiir yazmamış olsalar da, büyük şiirsel metinler yazabilmişlerdir.
Sürrealist ozanlar, dünyayı değiştirmeyi başaramadılar. Fakat onlar, sabit formlu şiiri özgürleştirdiler. Onlar, uyak zorunluluğu olmaksızın, tüm coşkuları ifade etmeyi kendilerine olanak tanıyarak şiiri arıttılar. Sürrealist hareket, şiirin evriminde çok önemli bir evredir. Bununla beraber, sürrealistler, içgüdüsel düşüncenin tehlikelerini şiirden hızla kesmeyi geliştirdiler. Onlar klasik şiirin, içgüdüsel tembelliğe ve tekrarcılığa eğilimli olduğunu, içgüdüselliğin her zaman dahice olmadığını ortaya koydular. Otomatik yazma uygulaması, çılgınca sanrılara espriye dönüştürebilmiştir. Eğer, bu uygulamayla, daha önceki poetik dilin ustası olan büyük ozanlar, bu tarzın iyi şiirini yazmada başarılı olmasa da, büyük şiirsel metinler yazabilmişlerdir.
Gerçeküstücü şiir yazma yöntemiyle, çoğu kez coşkudan yoksun yapay şiirler üretilmiştir. Bilinçaltının payı denetlendiği, coşku ile düşüncenin bütünleştiği zaman bilinçli şiir düşüncesi yaratılmış olur.
Gerçeküstücülüğün en önemli temsilcisi André Breton'un şu sözleri bu akımın özelliğini çok iyi açıklamaktadır :
"Gerçeküstücülük, ister söz, ister yazı ile ya da başka bir yolla, düşüncenin gerçek işleyişini ortaya çıkarmak için başvurulan, içinden geldiği gibi yazma yöntemidir. Bu, aklın denetimi olmaksızın (rüyada olduğu gibi) her türlü estetik ve ahlak kaygısı dışında düşüncenin yazılışıdır".
T. Ayhan ÇIKIN
Fotoğraf : Hüseyin AY
http://blog.radikal.com.tr/kultur-ve-sanat/yeniden-siir-neden-siir-7-siir-ve-gercekustuculuk-91774

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder