Ey şiir!..
"Bir nefes, bir su kadar kutsalsın benim
için"
Bir yıldız kırılması mı dünden bugüne kalanlar
Yazılır mı ödünç kalple ödünç sevda şiirleri
Nerede o eski yürek?.. Yaşanır mı o güzel anlar?
T. Ayhan ÇIKIN
*
Ülkemizde oldukça çok şiir kitabının yayınlandığı , çok
sayıda da ozanın bulunduğu söylenebilir. Buna karşılık,
bilinçli bir şiir okuyucusu yeterince var mıdır ? sorusu tartışılabilir. Hemen
hemen her insanın şiir okuduğu, yaşamında birkaç şiir yazmayı denediği
söylenir. Bunların sayısını belirlemek için sihirli bir anahtar olmasa da,
şiirin şifreli dili olduğunu kabul eden pek çok insan vardır.
Afrika kökenli
de Izzara, şöyle yanıt veriyor şiir nedir sorusuna :
"Şiir, yemek saatlerinin
dışında, kulağa hoş gelen, kıtır kıtır ve zevkle hazırlanmış, hafif mayhoşumsu
ve pasta tadında, lezzetli ve kaprisli bir yemektir. Şiir, mahallemizin saçak
altlarında şarkı söyleme, fakat ayni zamanda haziranda yağmur yağdırmanın en
iyi aracını [yapma] sanatıdır. Şiir, değişmeyen mavi bir göğün kıvrımlarında yönünü
kaybetmiş, tavansız hikmetlerin [vecizelerin] bir kuyusudur. Ağlandığı zamanda
başka gördüğümüz şiir, çamurlu sokaklarımızda yeniden koşmanın olağanüstü
gücüne sahiptir.
"Esinlenme, kötü şiir yetisinin bir oyunu ile onu
başka zamanlara yayarken, bulutlu havalarda dalga dalga yükselen gök mavisi bir
şilte olan şiirle insan kendisini bir başka güvende duyar.
"Şiir, Ölmek istemeyen ölümlünün akşam
çorbasıdır. Sıcacık, koyumsu, duru, kesik kesik, çakıl taşlı veya çok
içtenlikli bir bahçe de olabilir. O, pulluğun doğurgan izleri gibi
dizeleri evlere doğru taşıyan küçük su arıklarıdır. İnsan sevgisini, yurt
sevgisini, doğa sevgisini sulayan saf bir can suyunun dışa akmasını
sağlayanevrensel bir
nehirdir şiir.
"Şiir, hemen hemen insanın olduğu her yerde,
halkın güncel düşlerini aktaran beşeri bir istidattır. Bir piyano gibi dille
oynamak, yeşil limonlar, kahverengi kelebekler veya eski antik testiler gibi
imlerle söylemek. Bir sözcükle eylemi mırıldanmak..
"Yıldızlardan gelen şiir, çorba kaselerinde
toplanır, gündelik çeşnilerle şaşalı bir şekilde evlenir, orman çilekleri
ve sarmaşıklar ile birlikte olur. Şiir, dudaklarda bir sigara, veya parmakta
bir yüzük gibi kavranmalı.
"Fakat bilhassa ve Güzelliği tohumlayan,
kendi kendini yenileştiren bir hazım olgusudur şiir, özdür, temeldir. Sahip
olunanları arıtır, temizler, işler, coşturur, çok sütlenmiş sürgünler içinde
yıldızlara geri dönen ruhlarımızdan geçen tanrısal bir filizdir şiir. (Raphael
Zacharie de Izarra)*"
T. Ayhan ÇIKIN
---
(*) 1965 doğumlu Afrika kökenli Fransız şairi. Oisif
mélancolique (melankolik işsiz), oiseau unique (Benzersiz kuş) ange joliment
plumé (güzel kanatlı melek) sitelerinin yazarı. Bir çeşit zalim ve neşeli Peter
Pan, fakat bazen suskun bir fare . İlgi alanı : edebiyat, şiir,
yıldızlar.
Kaynakça :
- La poésie de Jean_François Joubert, edition Armand
Colin
- La poésie de la reverie de Gaston Bachelar, Presse
universitaire de France.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder